Yazılar

  • Yapmamak

    Yapmamak

    Öğrencilerim, özellikle de yeni başlayan öğrencilerim kendilerine “yapmaları” için bir şeyler vermemi beklerken benim onlara bir şey “yapmamayı” öğütlememin onlara zor ve anlaşılmaz geldiğini biliyorum. Onlar, hayatlarındaki durumdan çıkışın ya da kurtuluşun anahtarının bir şey “yapmak” olduğunu sanıyorlar; oysa anahtar “yapmamak”ta. Bir şey “yapmamak” kadar kolay bir şeyin “nasıl yapılacağını” bilememek ne kadar üzücü bir […]

  • Farklılasma-Goruntusü-Altında-Aynılasma

    Farklılaşma Görüntüsü Altında Aynılaşma

    Son 15 yıldır ivme kazanmaya başladı: önce çocuk şarkılarında… Mavi, yeşil ve kahverengi gözlü çocuk bir arada. Sonra tekerlekli iskemledeki çocuk sportif gençlerle birlikte dans etmeye basladı. Okulun obez kızı, okulun güzel kızıyla aynı ortamda eşit muamele görürken okulun yakışıklılarından biriyle çıkıyordu. Dışarıdan bakıldığında mesaj masumdu: ne olursanız olun hepiniz eşitsiniz. Buna karşı çıkmak bile […]

  • Acı

    Acı

    Bir kalbe, bir bedene ve bir zihine sahip olduğumuz sürece acı çekmek kaçınılmaz. Bizler mutluluk peşinde koşarken, acımızdan kurtulmaya çalışırken bilerek ya da bilmeyerek birbirine acı veren acı kardeşleriyiz. Mutlu olmak istiyorsak ilk olarak acı vermeyi bırakmalıyız. Tam farkındalıkla acı için bir sebep olmayı bırakmalıyız. Bunun için kaybetmeyi göze almalıyız. Tanrı hepimize bu kararlılıkla yola […]

  • Gocmen

    Göçmen

    Asla siyasete bulaşmadım. Dünya meseleleri ve insanların arzularını temsil eden siyaset sürekli olarak birinin kaybını diğerinin kazancını anlatır. Acı bir şekilde de arzu edilen şeye ulaşmak için yalan söylemeyi, arkadan vurmayı ve kan dökmeyi gerektirir. Bulaşmamam onu anlamamamdan değil. Benim görevimin de işimin de başka bir şey olmasından dolayı. Yine politikaya bulaşmayacağım ama ülkemle ilgili, […]

  • denemeresim

    İnzivasının Ardından Öğretmen ve Öğrenci

    Yunus Emre, yaşadığı köyde yiyecek bir şeyleri kalmayınca Taptuk Emre’nin dergahına gelir ve ondan yiyecek bir şeyler ister. Bunun üzerine Taptuk Emre ona, “Aş mı istersin nefes mi istersin?” diye sorar. Yunus, “Biz açız beyim nefesi ne yapayım, sen bize aş ver,” der. Bunun üzerine Taptuk Emre, Yunus’u tahıl deposuna sokar ve “İstediğin kadar al,” […]

  • denemeresim3

    Belirlilik ve Belirsizlik

    Bilinebildigi ve kontrol edilebildigi sanılan seyler, cehalettir, acıdır, samsara’dır. Bilinemeyen, belirsiz olan, kontrol edilemeyen ise nirvana’dir. Cehalette kazanc ve kayıp vardır; bilgelikte ne kazanç ne de kayıp vardır. Kaçmak, cehalettir, dönüp yüzleşmek ise bilgelik. Kazanç ve kayıp yalanı  acıyı getirir; kazanca da kayıba da aldırmamak ise doğruluğu ve şifayi getirir. Başarı peşinde, alkış peşinde koşmak, […]

  • denemeresim2

    Aşağılık Kompleksi

    Anlayabildiğim kadarıyla, Ortaçağ’daki cadı avından, nükleer silahlara, modadan panik atağa kadar bir sürü şeyin arkasında halk arasında “asabilik kompleksi” denilen nevroz var. Elbette bu tıbbi bir görüş değil, ben tip uzmanı değilim. Yine de görebildiğim kadarıyla bizi bir gün bir şey yok edecekse sanırım nevroz yok edecek. Bu gün uyanalım, bu gün tam farkındalıkla tüylerimizi […]

  • denemeresim5

    Sizin Kutup Yıldızınız Ne?

    İşler karıştığında, yer ile gök yer değiştirdiğinde ve kendimizi gitmemiz gereken yönü göremeyecek kadar kayıp hissettiğimizde yönümüz daima kendiliğinden kutup yıldızımıza doğru olur. Tıpkı bir mandanın neden olduğunu bile bilmeden göremediği bir tepenin ardındaki su kaynağını hissederek suya doğru ilerlemesi gibi bizler de kutup yıldızımıza doğru ilerleriz. Kutup yıldızımız bizim en büyük bağımlılığımızdır! Genellikle acılarımızı, […]

  • denemeresim2

    Şefkatin Kılıcı

    Elinde şefkatin kılıcını taşımayan bir öğretmen öğretmen olamaz. Şefkatin kılıcı, ilüzyonu ve yanılgıları şefkatle kesmek için kullanılır. Bu kılıcın yapıldığı madde şefkat de olsa ilüzyona dokunduğu anda öğrencinin canını çok yakar. Eğer öğretmen bu kılıcı kullanacak cesarete sahip değilse, öğrenciden beklentileri varsa, kaybetme korkusu varsa o zaman bu kılıca sahip olamaz. O zaman bir öğretmen […]

  • denemeresim

    Özel Nesnelik ve Nesnel Özellik

    Tüm evren, tüm gerçeklik özneldir (subjektiftir). Nesnellik (objektiflik) yalnızca öznel bir durumun içinde varolabilir. Her nesne ve her durum, uzayda işgal ettiği alan içinde kendi nesnelliğini oluşturur ancak diğer nesnelliklere göre özneldir.*** Sorun öznel bir durumun içindeki nesnelliğin, “Bütün” için geçerli olan nesnellik sanılmasıdır; hatta bunda ısrar edilmesidir. Yani, kendi görüşüm, hayatım ele alındığında son […]

  • denemeresim4

    Günah Keçisi

    İnsanoğlunun dramının en acınası yanı kendi sorunlarının kaynağının dışarıda olduğunu düşünmesidir. Bu nedenledir ki dışımızda kim varsa suçlarız. Geçmişte, çöl halkları günahlarını birer kağıda yazıp bir keçinin üzerine yapıştırır ve keçiyi çölde kendi günahlarını taşıyıp ölmeye gönderirlerdi. Buna, günah keçisi denirdi. Günümüzde başta öğretmenlerimiz, anne babamız, eğitim sistemimiz, patronlarımız ve elbette Tanrı günah keçisidir. Tüm […]

  • Düşman

    Düşmanım, en iyi dostum olabilecekken kaderin karşı kıyıya attığı insan olmalı. Düşmanıma saygı duyabilmeliyim ben; çünkü kendime saygı duyuyorum. Düşmanımın ölümü, benim ölümümle aynı şey olmalı. Karşı kıyıda buluşup çay içebilmeliyim onunla. Bunun dışında kalanlar düşman değildir benim için. (20 sene önceki notlarımın arasından çıkanlar )